Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

18-08-2022 16:41

Başkaları için, başkalarının adamları için, başkalarının keyfi, menfaatleri ve onlar tarafından hoş görülmek için kendi adamlarını, kendi dostlarını harcayanlar, sizlerin zavallılığınızı, korkaklığınızı, vefasızlığınızı, kadir kıymet bilmezliğinizi anlatacak ne bir kelime var ne de bir hikâye.

İyi biliniz ki; günü geldiğinde onların sizinle işleri bittiği gün düştüğünüz yerden sizi kaldırmak, düştüğünüz durumdan sizi kurtarmak için uzanacak bir tek dost eli bulamayacaksınız.

Çünkü sizler; sizlere uzanan, sizlerin iyiliğini isteyen, yıllarca sizlerle aynı yolda yürüyen dost ellerini teker teker kırdınız.

Olur ki hâlâ içinizde bizlere dair bir umut varsa biliniz ki düşmeniz, kalkmanız, yükselmeniz, alçalmanız, çukurlarla cebelleşmeniz hiç kimsenin umurunda değil.

Ebu Müslim Horasani boşuna dememiş;

Onlar, şerrinden emin oldukları için, dostlarını kendilerinden uzak tuttular.

Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakın tuttular.

Yakın tuttukları düşmanları dost olmadı.

Ama uzak tuttukları dostları düşman oldu.

Herkes düşman safında toplanınca yıkılmaları mukadder oldu.”

Ve inanın bu sözün anlattığı gerçeği sizler görmek istemeseniz, kabul etmek işinize gelmese bile birebir yaşıyorsunuz ve çok daha ağırlarını yaşayacaksınız.

Bizlere gelince; sizlere asla düşman olmadık, olmayız da ama yanımızda, yüreğimizde, hayatımızda hiçbir değeriniz, öneminiz kalmadı.

Geldiğimiz bu noktada sizlere hoşça kalın da diyemiyorum çünkü buralardan pek hoş görünmüyorsunuz. Aynı bizim sizlere görünmediğimiz gibi.

Ve sözlerimi İsmet Özel’le bitiriyorum;

"Gücün yetiyorsa kendine sor. Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?"

DİĞER YAZILARI Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00