Önlük...

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

14-09-2026 17:58

Yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlar getirmesini, başarılı, huzurlu ve fırsat eşitliği sunan bir yıl olmasını diliyorum.

Okullar açılırken, eğitim gündemimizin “önlük” olması ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Eğitimin gerçek sorunları konuşulmasın diye mi “önlük” konuşturuluyor?

Oysa eğitim sistemimizin önünde ciddi sorunlar var: öğretmenlerin ekonomik ve mesleki problemleri, kalabalık sınıflar, okulların fiziki yetersizlikleri; temizlik, güvenlik ve diğer yardımcı personel eksiklikleri, öğrencilerin yeterli eğitim alamaması, ulaşım ve beslenme sorunları, ailelerin artan eğitim maliyetlerini karşılayamaması ile giderek derinleşen fırsat eşitsizliğinin sebep olduğu haksızlıklar ve adaletsizlikler.

Belki de en acısı, bir çocuğun başarısının giderek ailesinin ekonomik ve sosyal imkânlarıyla doğrudan ilişkili hâle gelmesidir.

Bunları konuşmak zordur, önlüğü konuşmak ise kolaydır. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk ve mesleki ciddiyet gerektiren bir mesleğin kendine özgü bir kıyafetinin olması; mesleki kimlik, aidiyet ve kurumsal temsil açısından elbette önemlidir. Bu yüzden itirazım önlüğün kendisine değil; önlüğün, eğitimin asıl sorunlarının önüne geçirilmesinedir.

Öte yandan, okulların ailelerin ekonomik güçlerinin sergilendiği bir vitrine dönüşmemesi, marka kıyafetlerin çocuklar arasında statü yarışına yol açmaması ve sosyal eşitliğin sağlanması açısından öğrencilerin de önlük giymesi makul görülebilir.

Ancak bütün bunlara rağmen önlük bir eğitim politikası değildir. Çünkü önlük kalabalık sınıfları azaltmaz, öğretmenlerin ve öğrencilerin ekonomik sorunlarını çözmez, mesleki itibarı yükseltmez, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaz, liyakat sorununu çözmez, bilimsel düşünme becerisi kazandırmaz, okulların fiziki eksikliklerini ve personel açığını gidermez.

Öğretmene önlük giydirmek kolaydır; öğretmenin çalışma koşullarını ve ekonomik durumunu iyileştirmek, itibarını ve özgüvenini yeniden inşa etmek ise zordur.

Öğrencilerden biri özel ders alırken diğeri alamıyorsa, biri bilgisayar, internet, kitap, sosyal ve kültürel imkânlarla büyürken diğeri bunlara ulaşamıyorsa, biri iyi beslenirken diğeri derse aç giriyorsa ve bu durum eşit eğitimi imkânsız hale getirip başarının anahtarını çocuğun yeteneği yerine ailesinin cüzdanı yapıyorsa önlüğün bu sorunları çözmedeki rolü ne olabilir?

Bir ülkenin eğitim kalitesini öğretmenin giydiği önlük değil, öğretmenin niteliği, çalışma koşulları, ekonomik durumu ve bunlara bağlı olarak sahip olduğu itibarı ve özgüveni belirler.

Çocuğun başarısını ise aldığı eğitimin kalitesi, beslenme ve barınma şartları, okulda sunulan imkânlar ve bunlara bağlı fırsat eşitliği tayin eder.

Bu nedenle eğitim politikalarının öncelik sırası doğru planlanmalı ve öğretmenlerimizin ekonomik, mesleki ve itibar sorunları, öğrencilerimizin eşit eğitim hakkı, okulların fiziki koşulları, bilimsel eğitim, liyakat meseleleri bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.

Çünkü bir eğitim sisteminin başarısı önlük ile değil, bilimle, nitelikli öğretmenle, liyakatle, adaletle sunulan eşit eğitim imkânlarıyla inşa edilir.

Özetle, eğitim politikalarının önceliği; öğretmenin ekonomik ve mesleki şartlarını iyileştirmek, nitelikli öğretmen yetiştirmek, bilimsel eğitimi güçlendirmek, liyakati esas almak, okullar arasındaki imkân farklarını azaltmak ve hiçbir çocuğun ailesinin sosyoekonomik durumuna ve cüzdanına mahkûm olmadığı adil bir eğitim düzeni kurmak olmalıdır.

DİĞER YAZILARI 30 Ağustos; İşgalden Bağımsızlığa, Kulluktan Yurttaşlığa... 01-01-1970 03:00 Müminler Kardeş Mi, Taassup Sahibi Mi? 01-01-1970 03:00 Bir Bölüm Değil Bir Ömür Seçiyorsunuz... 01-01-1970 03:00 Kerbelâ: Tarihin Vicdanına Yazılmış Bir Ahlâk, Adalet ve İnsanlık İmtihanı… 01-01-1970 03:00 Baba Olmak... 01-01-1970 03:00 Hicretin Üzerine Örülen Örümcek Ağları 01-01-1970 03:00 Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00