Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

19-03-2026 14:57

Şehri, insanları, sofraları, cami cemaatini, hayatın akışını olumlu yönde değiştirmesi gereken ramazan ayında akşam ezanı zenginin de, fakirin de evinden duyulur fakat birine zevk, haz ve yemekten, içmekten tatmin olmuş nefisler, diğerinin yüreğine acı ve midesine açlık dolu iki ayrı tecrübe bırakır.

Zenginler, makam sahipleri, siyasetçiler için oruç geçici bir mahrumiyet deneyimidir. Gün boyu süren açlık, akşamında ziyafetle sonlanacağını bilmenin verdiği güvenle yaşanır ve Ali Şeriati’nin "Senin orucun, yemek vakitlerini değiştirmekten ibarettir" sözünü doğrularcasına çeşit çeşit yemeklerle, tatlılarla, içeceklerle taçlanan sofraların heyecanı, iftar sofrasındaki zevkin ve hazzın beklentisiyle oruçlar tutulur.

Ramazan ayı ise amacından saparak gösterişli davetler, ilahiler, şarkılar, türküler eşliğinde israf içindeki zengin sofralarda, lüks mekânlarda bir araya gelinen sosyal etkinlik günleri haline gelmiştir. Bu durumda orucun özünde olması gereken tevazu ve açlık, yerini iftar sofrası için görkemli ziyafet hazırlıklarına bıraktığında, ibadet yerini sosyo-kültürel ritüele bırakır.

Fakirler için ise iftar sofrası; hayatında sürekli yaşadığı açlığın ve yoksulluğun devamı olan hüzünlü bir sofrada, çocuklarına mahcup, yüzü yerde ana, baba ve belki sadece çorbayla geçirilen bir zaman dilimi, oruç ise sadece gündüz açlığı değil, yılın geri kalanındaki darlığın da adıdır.

Fakir ve zengin sahur için aynı vakitte sofraya otururlar, ama sahur, zenginin evinde çeşit çeşit yiyeceklerle iftarda olduğu gibi nefsinin emrinde hazırlanmış bir sofrada geçirilen haz dolu bir zaman dilimi, fakirin evinde ise belki sadece bir bardak su ve kuru ekmek ile yarını düşünmenin ağır sessizliğidir.

İşte bu sebeplerle ve bu şekliyle, söylendiği gibi, Ramazan asla zenginlerin fakirleri anlama ayı olamaz. Belli saat aralığında aç kalmakla ve iftarda yiyeceğini bildiği çeşit çeşit yemeklerin, çeşit çeşit tatlıların ve içeceklerin hazzıyla zevke dönüşen oruçlar ile zenginlerin fakirleri anlayabilmesi mümkün değildir.

Aslında baktığınızda israf sofralarıyla, israf davetleriyle tok olanları daha tok, aç olanları ise daha aç hale getiren günümüz ramazanları sofrada, sokakta, okulda, hastanede somutlaşan sosyal adaletsizliği daha görünür kılar. İnsanları eşitler gibi görünen açlık ise eşitsizliği, adaletsizliği çok daha belirgin hâle getirir.

Çünkü zengin için orucun getirdiği açlık geçici ve zevkli bir mahrumiyet, fakir için ise hayatın sürekli acı veren ve değişmez gerçeğidir. Çünkü parası olana açlık zevk verir, olmayana ise acı.

Bu noktada İslam’ın paylaşım emri olan zekât, fitre, sadaka gibi toplumsal dengeyi kurma ve sosyal adaleti sağlama çağrısı devreye girer ama bilinmelidir ki zenginle fakir arasındaki uçurum fakirin onurunun korunduğu, gösterişe, reklama, çıkarcılığa, tarafgirliğe dayanmayan, insanların gözüne, gözüne sokulmadan yapılan bilinçli bir infak ahlâkıyla azaltılabilir.

Aksi halde oruç; kibri, merhametsizliği, vicdansızlığı, ahlâksızlığı, insanı dönüştüremeyen, iftar ve sahur sofrasında yapılan israf ile nefsin, kibrin doyurulduğu, midelerin doldurulduğu, kendisine her türlü lüks yiyeceklerin fakirlere ise makarnanın, bulgurun layık görüldüğü zalim bir eyleme dönüşür.

DİĞER YAZILARI Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00