Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak…

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

10-12-2024 07:06

 

Kur’an’ın ilk ve öncelikli muhatabı Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed Mustafa’dır (sav) ve bu sebeple Hz. Muhammed Mustafa (sav) kendisine vahiyle gelen mesajları en fazla önemseyen, ciddiye alan, en fazla değer veren kişidir.

Öte yandan Kur’an’ın muhatapları bütün insanlar ve doğal olarak Müslümanlardır. Kur’an’ın muhatabı bir ırk, bir millet, bir sınıf, bir zümre değildir. 

Allah’ın elçisi Kur’an’ın muhatabı olarak yalnızca kendisini görmemiş, bu amaçla özel bir sınıf oluşturmamış, herkesin Kur’an’ı özümseyerek yaşaması için çalışmış, çabalamıştır.

Allah Kur’an’ı hepimiz için, hepimizin anlayıp yaşaması için, her yarattığı kulu ayrı ayrı muhatap alarak göndermiştir.

Şimdi sormak gerek; Yüce Allah her birimizi birey olarak muhatap almasına, bize şah damarımızdan daha yakın olmasına, bizi anlamasına, onunla bir araya gelmek istediğimiz, konuşmak istediğimiz, derdimizi dökmek istediğimiz her an bizi dinlemesine, yanımızda olmasına rağmen bizim bu muhataplığı reddederek başkalarını araya koymamız ne anlama gelmektedir?

Kur’an’ın ana mesajı; İslam’ın temel ilkesi olan ve Allah’ın bizleri İslâm adına muhatap alması için tek şart “Allah’tan başka ilah kabul etmemektir.

Bu ilkeyi kabul edenler hiç kimseyi, hiçbir şeyi putlaştırmayacaklarına, Allah’a ait olan nitelikleri, Allah’tan başkasına atfetmeyeceklerine, insanların uydurduğu hükümlere inanmayacaklarına,  uymayacaklarına ve uygulamayacaklarına söz vermişlerdir. 

İnananların Allah’ın hükümlerine bağlı kalmaları şartıyla Allah’ın daima yanlarında yer alacağına olan inançları tamdır. İslâm’ın ilk döneminde namaz, oruç ile ilgili ayetler inmemiş, içki, kumar, kadınların giyimi ile ilgili yasaklar konmamış, farzlar, haramlar, helaller ile ilgili emirler ve yasaklar henüz bilinmiyorken ilk Müslümanlar, tam da bu sebeple, takdir edilecek İslami bilince, inanca, ahlâka ve Allah’a bağlılığa sahip idiler. 

Onlar için İslâm; hiç kimseyi, hiçbir şeyi putlaştırmamak, Allah’tan başka hiç kimseye güvenmemek, bel bağlamamak, inanmamak, dua etmemek, Allah’ın emirlerine sorgusuz bağlanmak, kullardan gelen saçma sapan isteklere boyun eğmemek, birbirini dost ve kardeş bilmek, cana kıymamak, hırsızlık, haksızlık yapmamak, ezilenlere sahip çıkmak, hak ve adaletten sapmamak anlamına geliyordu.

Gelen vahiyleri tamamen Allah’ın söylediği ve istediği gibi anladıkları için aralarında ayrışmalar, hizipleşmeler, güç savaşları, teolojik tartışmalar yoktu. Çünkü onların derdi; insanca, onurluca, Rablerinin bildirdiği hakka uygun, imanlı, dürüst ve ahlâklı bir yaşam sürmek ve emrolundukları gibi dosdoğru olmaktı.

Günümüzde nafile ibadetlere, nafile namazlara, nafile oruçlara, umrelere, sünnet adı altında yapılanlara, binlerce hatim indirmelere, salavat getirmelere ve bunlarla birlikte Müslümanların haline bakınca Allah’ın muhatabı olmayı reddederek kulları kutsayan, kullara inanan, güvenen, her şeylerini kullara bağlayan, dünyevi güç ve para için savaşan Müslümanların düştükleri halin sebebini gayet iyi anlıyoruz. 

Kur’an’ın ve Allah’ın muhatabı olarak, yalnızca din bilginlerini veya kendince kutsadığınız kişileri görmek, Kur’an’a yabancılaşmanın bir sonucudur. İnsanları Kur’an’dan uzak tutmak Allah’a ve Kur’an’a güvensizliktir. Allah ve Kur’an ile insanlar arasına duvar örenler ve bu duvarı kabullenenler Allah’ı karşısına almaktadır.

Bu konuda ne yapacağınıza, nasıl yapacağınıza, nasıl bir hayat süreceğinize dair karar sizindir.

DİĞER YAZILARI Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00