Kimin Önünde Eğildin...

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

05-10-2026 22:16

"İnsan kime, neye bağlanırsa onun kulu, kölesi, esiri olur ve ona iman etmiş olur" ve soru şu: “Sen bu dünyada kimin önünde ve ne için eğildin?”

Zaman, insanın ömründen şuursuzca tükettiği bir kum saatidir ve ne yazık ki pusulasını, zaman algısını yitiren insan, başını Hakk’ın huzurunda secdeye koymak yerine, fani putların eşiğine koymayı tercih etti.

Bugün zihinlerde soluklaşan, özünü yitiren mukaddes kelime: "İman".

İnsan; fıtratında olan ve sadece Allah’ın nuru ile dolabilecek, gözünün, gönlünün boşluğunu doldurmak için, Allah’a iman etmek yerine ne kadar çok şeye "iman" etti. Kulları ve gücü ilah, parayı put edindi, makamı mihrap bildi, kibrin, itibarın, nefsinin ve hırslarının gölgesine sığındı.

Yaradan’ın eşsiz hitabının muhatabı olan insan, gitti kendisi gibi aciz kulların kapısında el açtı. Öyle bir el açma ki bu; kulların rızası için Allah’ın rızasını yok saydı. Allah’tan korkmadı, kullardan korktuğu kadar, Allah’a şükretmedi, kullara teşekkür ettiği kadar ve Allah’a güvenmedi, kullara güvendiği kadar. Ve böylece "Eşref-i mahlûkat" olan insan “Hakk’ın evi olan kalbinde başkalarına yer açarak Hakk’ın evini yağmalattı, Hakk’ın evini harabeye çevirdi.”

Şeytana, nefsine, şeytanlaşmış kullara uyarak bu çarpık ve fani düzenin içinde kaybolan insan; Allah’ın kendisinden yalnızca halis niyet, dik duruş ve dosdoğru bir istikamet istediğini, Hakkı gözetmesi, adaletten sapmaması, mazlumun ahını almaması, zulmetmemesi emrini unuttu.

Nefsinin konforlu sesine kulak vererek "Devir değişti, şartlar başka, dünya artık böyle" kılıfına sığınan ve her gün biraz daha eğilen, biraz daha susan, biraz daha taviz veren insan kendi kutsallarını kendi elleriyle yıktı.

Ey! İnsan, durma sakın! Hırslarına iyice sarıl ve biraz daha zorla hayatı.

Belki önünde eğildiklerin sana biraz daha yem atar. Belki servetin katlanır, şöhretin dağları aşar, makamların en tepesine çıkarsın. Belki bir gün bütün dünya senin olur; bütün hazineler ayağına serilir.

Belki senin önünde de eğilenler olur, senin efendilerinin önünde eğildiğin gibi.

Öyle ya, belki de hiç ölmezsin! İlelebet kalırsın bu handa, it ile alamete, kurt ile kıyamete.

Ama eninde sonunda bir gün nefesin kesilir, gücün kalmaz; seni alkışlayanlar başka birini alkışlamaya gider. Sana ait sandığın makamın, paran, gücün, neyin varsa elinden gider. Kırdığın kalpler, çiğnediğin hakikatler, yediğin kul hakları, kararttığın yarınlar, sebep olduğun veya sustuğun adaletsizlikler, haksızlıklar, taraf olduklarının ve kendi menfaatlerinin uğruna eğip büktüğün doğrular, yaşadığın zillet ve ilahlarına eğdiğin boynunla yapayalnız kalırsın.

O an, ne pişmanlığın faydası olur ne de senin sonunu getiren çarkı geri çevirmeye gücün kalır. Unutma ki; Firavun da artık kaybettiğini, tükendiğini, ölümün kendisine yetiştiğini anladığı an iman ettiğini söylemişti, ama artık iman, onun hayatının içindeki bir tercih olmaktan çıkmış, dönüş kapısı kapanmıştı.

DİĞER YAZILARI Gazilerimize... 01-01-1970 03:00 Önlük... 01-01-1970 03:00 30 Ağustos; İşgalden Bağımsızlığa, Kulluktan Yurttaşlığa... 01-01-1970 03:00 Müminler Kardeş Mi, Taassup Sahibi Mi? 01-01-1970 03:00 Bir Bölüm Değil Bir Ömür Seçiyorsunuz... 01-01-1970 03:00 Kerbelâ: Tarihin Vicdanına Yazılmış Bir Ahlâk, Adalet ve İnsanlık İmtihanı… 01-01-1970 03:00 Baba Olmak... 01-01-1970 03:00 Hicretin Üzerine Örülen Örümcek Ağları 01-01-1970 03:00 Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00