Dil Eğilince...

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

26-01-2026 02:26

Söz doğrudan, dürüstlükten, haktan ayrılır, dil, doğruyu, hakkı değil çıkarlarına uygun olanı söylemeye başlarsa akıl susar, aklıselim ve vicdan kaybolur, şahsiyet, insanlık ve iman zedelenir.

Bu yalnızca kişisel çürüme, bireysel bir ahlâk sorunu değil toplumsal çürüme ve toplumsal ahlaki çöküştür. Çünkü dalkavukluk hem yalan söyleyerek hem de gerçeği gizleyerek vicdansızlığa, merhametsizliğe, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, zulme ortak ve sebep olmaktır.

Dalkavukluğun yaygınlaştığı ve değer gördüğü toplumlarda liyakat ölür, hak, hukuk, adalet kaybolur. Hak eden, liyakatli olan değil, methiye dizen, riyakârlığı beceren kazanır.

Bu toplumlarda eleştiri düşmanlık, eleştiren düşman sayılır. Doğruluk tehdit olarak algılanır ve zulüm alkışlanır, zulmedenler övülür. Hal böyle olunca da yöneticiler dalkavukların ördüğü yalan duvarlar arasında haktan, hakikatten, toplumdan kopar ve sonunda kaybeden hem kendisi, hem halkı olur.

İslam âlimleri de, batı filozofları da dalkavukluğu iyiliğin, doğruluğun, faziletin düşmanı bir ahlâksızlık ve yozlaşma hali olarak nitelendirmişler, dalkavukları da dostluk maskesi takmış çıkarcı düşmanlar olarak değerlendirmişlerdir.

Dalkavuk, ahlâksız, değersiz, korkak, riyakâr, çıkarcı, insanlıktan çıkmış bir mahlûk olarak karşısındaki kişiyi, her kim ve hangi makamda olursa olsun, kendi arzuları doğrultusunda kullandığı bir araç hâline getirir.

Dalkavukluk, vicdansızlık, korkaklık, hırs, riya, dünyaya aşırı bağlılık gibi kalp hastalıklarının birleşimi olan ahlâkî bir hastalıktır ve içinde olmayan duyguları karşısındakine varmış gibi gösterdiği için Kuran’da münafıklıkla beraber anılır.

Peygamber Efendimiz (sav), yüzüne karşı aşırı övgüde bulunanlar hakkında: “Yüzlerine toprak saçın” buyurarak, dalkavukluğun kişiyi ve toplumun düzenini bozan bir davranış olduğunu bildirmiştir.

Çünkü övgü muhatabın nefsini azdırır, nefsin azması ise adaletsizliğin, haksızlığın, hukuksuzluğun ve zulmün kapısını aralar. Özetle dalkavuk, hakkı söylemediği için zalimi cesaretlendirir ve her kötülükte, hatada, yanlışta zalimin suçuna ortak olur.

Dalkavukluk, nefsin ibadetidir. Dalkavuklar Hakk’a değil, kula rükû ederler ve yine Hakk’a değil menfaate secde ederler.

Dalkavukluğun normalleştiği, utanılması gereken şeylerin meziyet olarak kabul edildiği, eğilen dillerin, kötü niyetli, riyakâr bedenlerin ortalıkta salına salına gezdiği günümüzde eğilen, dalkavukluk yapan diller “uyumlu”, doğru sözlü, hak adına eleştiren diller “sorunlu” ilan edilir. Hakikati söyleyenler geçimsiz, muhalif, alkışlayan ve yalan söyleyenler ise makbul kabul edilir.

Bu çağda insanlar putları olmadığını söylerler ama günümüzde putlar şekil değiştirmiştir. Çünkü heykeller yerine makamlara tapınılmakta, eğilen ve yalan söyleyen diller aracılığıyla da kişilere secde yapılmaktadır.

Son söz; Dalkavuklar Hakkı söylemez, haksızlığı över. Çıkarlarına uygun olanı ve kendisi için kullandığı, araç haline getirdiği kişileri övgüyle boğar, alkışlarıyla üstlerini örter. Zalimler vurur, adaletsizlik, haksızlık yapar dalkavuklar ise bütün bu kötülükleri ve kötü halleri meşrulaştırır.

DİĞER YAZILARI Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00