Başkalarını Suçlamak

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

08-10-2025 01:24

İnsanın en eski, en korkakça ve en cahilane savunma mekanizması hatalarının, başarısızlıklarının, beceriksizliklerinin sorumluluğunu başkalarına yüklemektir.

Bu tutum, kişiye bir rahatlama hissi verse bile aslında kişinin hem ruhsal gelişimi hem de toplumsal ilişkilerini körelten bir alışkanlığa dönüşür.

Başkalarını suçlayarak yaşayanlar kendi iç dünyasında yüzleşemediği bir korkunun, yetersizlik duygusunun pençesinde ezilen, kendisinin farkında olmayan kişilerdir.

Bu kişiler için hayat, “ben” ve “ötekiler” arasında geçen bir savaş gibidir. Başarısız olduklarında, hayat planladıkları, istedikleri gibi gitmediğinde, ilişkileri bozulduğunda hemen bir “günah keçisi” ararlar.

Çünkü kendi hatasını, eksikliğini görmek kişinin sorumsuzluğu, ihmalkârlığı, tembelliği, kibri ile yüzleşmesi demektir ki, bu yüzleşme cesaret ister, korkakların işi değildir.

Aslında kişi, hatalarının kaynağının kendisi olduğunu kabul ettiğinde sorumluluğu üstlenerek gerçeklerden kaçmaktan kurtulacağı için özgürleşecektir.

Özgürlük kendi seçimlerinin farkına varmaktan geçer. Bu da “Benim bu halim onlar yüzünden” diyerek kendi hayatının yönetimini, başka bir deyişle kaderini başkalarının ellerine teslim etmemekle olur.

İnsan hatalarıyla, kusurlarıyla yüzleştiği anda daha güçlü olur çünkü hatalar ders alındığında iyi birer öğreticidir.

Bu davranış şekli toplumsal olarak ele alındığında topluma, yöneticilere, liderlere yansımaları; bir toplumun ve özellikle toplumu yönetenlerin hatalarını, başarısızlıklarını, beceriksizliklerini sürekli dış güçlere, diğer hükümetlere, diğer liderlere, halka özetle “ötekilere” yüklemesi şeklinde karşımıza çıkar.

Böyle bir toplumda eleştirel düşünce, sorgulama, eleştirme olamayacağından bahane kültürü en üstten en alta toplumun damarlarına sızar ve bu durumda ilerleme çabaları, gelişme ve değişim isteği yerine başarısızlıklar, hatalar, beceriksizlikler için suçlu arayışı baskın hale gelir.

Sonuç olarak, başkalarını suçlayarak yaşayanlar, kendi iç dünyalarında zincirlenmiş, kendi duygularının zindanında yaşayan kişilerdir.

O zinciri kırmanın ve o zindandan çıkmanın tek yolu hatalarını görmek, sorumluluğu üstlenmek, eleştiriye açık olmakla olur.

Çünkü insan, her açıdan, kendi hayatının öznesi olmadığı müddetçe kendisini kapattığı duygusal zindandan dışarı çıkamaz.

Sonuçta “kendini aklayan değil, kendini anlayan insan olmakla” kişi insan olur, birey olur, özgürleşir.

Mevlana’nın dediği gibi;

‘‘Kendini suçla, dünya suçsuz olur. Suçlamak, cehaletin perdesidir; anlamak ise hakikatin kapısı.

Kendini bilen, kimseyi suçlamaz. Kendini bilmeyen, herkeste kendini arar.

Ve bir gün anlar ki: Bütün suçladıkları, aslında kendisidir.’’

DİĞER YAZILARI Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Öğretmen... 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00