https://www.kuralsizhaber.com/files/uploads/user/0e679e39b6b60c9544f3215a9505f119-b6630faad56ebdcf3af0.jpg
Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

Manevi Gidişatımız

18-03-2025 07:34

Uzun yıllardır dert edindiğim ve beni çok üzen ülkemiz insanının ve özellikle gençliğin manevi gidişatı konusunda aşağıdaki rakamlar araştırma firmalarının, çeşitli kurum ve kuruluşların, üniversitelerin yaptığı araştırmaların sonuçlarıdır.

Bu araştırmaların sonuçlarını İmam Hatip Okulu Hocalarına, bu okullarda okuyan öğrencilere, İlahiyat Hocalarına, öğrencilerine, Sosyologlara, bilim insanlarına, cami hocalarına danıştım ve inanın istisnasız hepsi aşağıdaki oranların çok iyimser olduğunu, durumun çok daha vahim olduğunu söylediler. Gelelim araştırmaların sonuçlarına;

90 bin Camiye, 220 bin kişiyi aşan devasa kadroya ve devasa bütçeye sahip Diyanet İşlerine, 5500 İmam Hatip Okuluna, 20 bin Kur’an Kursuna, 100 İlahiyat fakültesine ve dini eğitim alan milyonlarca gence sahip dini eğitimlerin ülkesi olan ve din adamlarının, cemaatlerin, tarikatların siyasette ve ülke yönetiminde belirleyici olduğu Türkiye’de;

Üniversiteler, araştırma şirketleri, eğitim alnında çalışanlar ve çeşitli dini kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalarda;

Beş vakit namaz kılanların oranı: %18 ve hızla azalıyor.

Sadece Cuma ve/veya Bayram namazı kılanların oranı; %37.

Hiç namaz kılmayanların oranı: %45 ile başı çekiyor.

İmam Hatip Okullarında namaz kılma oranı: Bu konuda birçok araştırma var, bu araştırmalara göre İmam Hatiplerde “ortalama” namaz kılma oranı %18. Yani her beş öğrenciden biri bile namaz kılmıyor, öğretmenlerde ise durum daha vahim.

(İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 1999 yılında yapılan bir çalışmada İmam Hatiplerde namaz kılma oranı %83)

Allah’a tam olarak inanıyorum diyenlerin oranı: %85

Allah’a şüpheyle inananların oranı: %8

Allah’a inanmayanların oranı: %7 (bu oran 2006 yılında %1.5 ve üniversite gençliğinde Allah’a inanmayanların oranı %18.)

Uzun süredir aklımın almadığı, düşünüp durduğum, çözümü için bilim adamı, cami hocası, vaiz, hoca, Milli Eğitim yetkilileriyle konuştuğum bu gerçekleri ilgililerin, yetkililerin, elinde makam, mevki, meslek gücü olanların görmemesi, bilmemesi mümkün değil de onları bu konuda duyarsızlığa, umursamazlığa iten nedir bilemiyorum.

Ülkemizde Allah’a inanıyor olmanın, Peygamber Efendimizi rol model olarak kabul etmenin, dini hassasiyetin, hayatında dini referans alanların, dini vecibelerini yerine getirenlerin bu kadar hızla ve şiddetle azalmasının altında birçok sebep olabilir.

Özellikle genç nesilde, aslında her yaşta bu kadar hızla manevi çöküşün ana sebebi; dinin kurtarıcısı, dinin bekçisi, dinin temsilcisi olarak ortaya çıkanların, sanki öncesinde yokmuş gibi ülkeye din getireceğini, dindar nesil yetiştireceğini iddia edenlerin ve yakınlarının, dini çıkarları için kullandıklarının ortaya çıkması, her hal ve yaptıklarıyla dini hayattan uzaklaşmalarıdır.

Bu sorunun, bu derdin çaresi bellidir, çözümü aşikârdır. İslam’a dair iddiası olanlar; önce kendi nefislerini Peygamber Sünnetinde terbiye edip, Peygamber ne yaptıysa, nasıl yaşadıysa, insanlara nasıl davrandıysa, dünya malına nasıl tamah etmediyse onun gibi yapmalı, kendi nefsinde dini yaşamalı, dinin sosyal, insani, kişisel emirlerini hakkıyla yerine getirmelidir.

Bütün bunları yerine getirdikten sonra da insanlara içi boş, aldatıcı ve hamasi konuşmalarla değil hal ve hareketleriyle örnek olmalıdır.

Bu rakamlardan ve acı gerçeklerden sonra kim kalkıp bu duruma, bu kötü gidişe dur demek için elini taşın altına sokacak merak ediyorum. Görüyorum ki herkes kendi derdine düşmüş, kendi çıkarlarının peşinde koşuyor ve gençliğin hızla ateizme, deizme yönelmesini umursamıyor. Bu gidişata sebep olanlardan, kötü örnek olanlardan ve dur demek yerine üstünü örtmeye çalışanlardan Yüce Allah ve bu millet soracaktır elbet.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Kimin Önünde Eğildin... Gazilerimize... Önlük... 30 Ağustos; İşgalden Bağımsızlığa, Kulluktan Yurttaşlığa... Müminler Kardeş Mi, Taassup Sahibi Mi? Bir Bölüm Değil Bir Ömür Seçiyorsunuz... Kerbelâ: Tarihin Vicdanına Yazılmış Bir Ahlâk, Adalet ve İnsanlık İmtihanı… Baba Olmak... Hicretin Üzerine Örülen Örümcek Ağları Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı Ne Mutlu Türküm Diyene! Okullarda Güvenlik Sorunu Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? En Büyük Esaret; "İrade Devri" Dil Eğilince... Takvimler... Gençliğim Eyvah! Koşulsuz İtaat Şirktir Soğuk, Çok Soğuk... Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem Suizan! Başkalarını Suçlamak İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) Kurban... 19 Mayıs... Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer Aynı Gemide Olmak veya Olmamak Oruç... Yıl 2025, Yaş 61... Temizlik İmandan Mıdır? Dışımız Temiz, Ya İçimiz? Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… Öğretmen... Neden Bu Kadar Öfkelisin? Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... Bir Gariban Ramazan! Regaip Gecesi mi? SEN! Dizilerdeki İslam Kışa İman Etmek Allah Derken? Yüzüncü Yıl Duygularım Geldik, Gidiyoruz... Cmi, İçki ve Gençlerimiz Olut ki bir gün Başkasının Penceresi… Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?