https://www.kuralsizhaber.com/files/uploads/user/0e679e39b6b60c9544f3215a9505f119-b6630faad56ebdcf3af0.jpg
Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

Başkalarını Suçlamak

08-10-2025 01:24

İnsanın en eski, en korkakça ve en cahilane savunma mekanizması hatalarının, başarısızlıklarının, beceriksizliklerinin sorumluluğunu başkalarına yüklemektir.

Bu tutum, kişiye bir rahatlama hissi verse bile aslında kişinin hem ruhsal gelişimi hem de toplumsal ilişkilerini körelten bir alışkanlığa dönüşür.

Başkalarını suçlayarak yaşayanlar kendi iç dünyasında yüzleşemediği bir korkunun, yetersizlik duygusunun pençesinde ezilen, kendisinin farkında olmayan kişilerdir.

Bu kişiler için hayat, “ben” ve “ötekiler” arasında geçen bir savaş gibidir. Başarısız olduklarında, hayat planladıkları, istedikleri gibi gitmediğinde, ilişkileri bozulduğunda hemen bir “günah keçisi” ararlar.

Çünkü kendi hatasını, eksikliğini görmek kişinin sorumsuzluğu, ihmalkârlığı, tembelliği, kibri ile yüzleşmesi demektir ki, bu yüzleşme cesaret ister, korkakların işi değildir.

Aslında kişi, hatalarının kaynağının kendisi olduğunu kabul ettiğinde sorumluluğu üstlenerek gerçeklerden kaçmaktan kurtulacağı için özgürleşecektir.

Özgürlük kendi seçimlerinin farkına varmaktan geçer. Bu da “Benim bu halim onlar yüzünden” diyerek kendi hayatının yönetimini, başka bir deyişle kaderini başkalarının ellerine teslim etmemekle olur.

İnsan hatalarıyla, kusurlarıyla yüzleştiği anda daha güçlü olur çünkü hatalar ders alındığında iyi birer öğreticidir.

Bu davranış şekli toplumsal olarak ele alındığında topluma, yöneticilere, liderlere yansımaları; bir toplumun ve özellikle toplumu yönetenlerin hatalarını, başarısızlıklarını, beceriksizliklerini sürekli dış güçlere, diğer hükümetlere, diğer liderlere, halka özetle “ötekilere” yüklemesi şeklinde karşımıza çıkar.

Böyle bir toplumda eleştirel düşünce, sorgulama, eleştirme olamayacağından bahane kültürü en üstten en alta toplumun damarlarına sızar ve bu durumda ilerleme çabaları, gelişme ve değişim isteği yerine başarısızlıklar, hatalar, beceriksizlikler için suçlu arayışı baskın hale gelir.

Sonuç olarak, başkalarını suçlayarak yaşayanlar, kendi iç dünyalarında zincirlenmiş, kendi duygularının zindanında yaşayan kişilerdir.

O zinciri kırmanın ve o zindandan çıkmanın tek yolu hatalarını görmek, sorumluluğu üstlenmek, eleştiriye açık olmakla olur.

Çünkü insan, her açıdan, kendi hayatının öznesi olmadığı müddetçe kendisini kapattığı duygusal zindandan dışarı çıkamaz.

Sonuçta “kendini aklayan değil, kendini anlayan insan olmakla” kişi insan olur, birey olur, özgürleşir.

Mevlana’nın dediği gibi;

‘‘Kendini suçla, dünya suçsuz olur. Suçlamak, cehaletin perdesidir; anlamak ise hakikatin kapısı.

Kendini bilen, kimseyi suçlamaz. Kendini bilmeyen, herkeste kendini arar.

Ve bir gün anlar ki: Bütün suçladıkları, aslında kendisidir.’’

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Kimin Önünde Eğildin... Gazilerimize... Önlük... 30 Ağustos; İşgalden Bağımsızlığa, Kulluktan Yurttaşlığa... Müminler Kardeş Mi, Taassup Sahibi Mi? Bir Bölüm Değil Bir Ömür Seçiyorsunuz... Kerbelâ: Tarihin Vicdanına Yazılmış Bir Ahlâk, Adalet ve İnsanlık İmtihanı… Baba Olmak... Hicretin Üzerine Örülen Örümcek Ağları Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı Ne Mutlu Türküm Diyene! Okullarda Güvenlik Sorunu Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? En Büyük Esaret; "İrade Devri" Dil Eğilince... Takvimler... Gençliğim Eyvah! Koşulsuz İtaat Şirktir Soğuk, Çok Soğuk... Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem Suizan! İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) Kurban... 19 Mayıs... Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer Aynı Gemide Olmak veya Olmamak Manevi Gidişatımız Oruç... Yıl 2025, Yaş 61... Temizlik İmandan Mıdır? Dışımız Temiz, Ya İçimiz? Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… Öğretmen... Neden Bu Kadar Öfkelisin? Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... Bir Gariban Ramazan! Regaip Gecesi mi? SEN! Dizilerdeki İslam Kışa İman Etmek Allah Derken? Yüzüncü Yıl Duygularım Geldik, Gidiyoruz... Cmi, İçki ve Gençlerimiz Olut ki bir gün Başkasının Penceresi… Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?