https://www.kuralsizhaber.com/files/uploads/user/0e679e39b6b60c9544f3215a9505f119-b6630faad56ebdcf3af0.jpg
Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti

03-10-2024 00:41

Kentsel dönüşüm projeleri, şehirlerin modernizasyonu, yenilenmesi, insanların depreme dayanıklı, sağlam ve daha sıhhatli evlerde yaşayabilmesi için önemli ve gerekli adımlardır.

Ancak, kentsel dönüşümlerde adımlar, bu süreçlerin muhataplarına getireceği zorluklar hesap edilerek atılmalı, mağduriyetlere, haksızlıklara sebep olunmamalıdır.

Hesapsız, kontrolsüz, denetimsiz atılan adımlar, bazı kentsel dönüşüm çalışmalarında, vatandaşların evlerini kaybetmelerine, yaşam şartlarının zorlaşmasına, geçim sıkıntılarına, finansal ve duygusal olarak çok ciddi zorlanmalarına sebep olmaktadır.

Kentsel dönüşümün amacı; yaşam kalitesini artırmak, daha güvenli, daha huzurlu, daha sağlıklı, sürdürülebilir, yaşanabilir alanlar imar etmekse, tüm paydaşların ihtiyaç ve haklarının dikkate alınması şarttır.

Bu süreçte, mağdur olan, evsiz kalan, kira ödeyemeyen, maddi, manevi zorlanan vatandaşların seslerinin duyulması, haklarının korunması, zor olan yaşam şartlarının çok daha zor hale gelmemesi için gerekli mekanizmaların devreye sokulması, haksızlığa uğrayan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için destek hizmetlerin sağlanması önemlidir.

Şimdi gelelim onlarca ailenin yaşıyor olduğu kentsel dönüşüme dair mağduriyet hikâyesine.

Erzurum, Palandöken, Yenişehir, Yavuz Sultan Selim Bulvarı TUNA ve ESRA Apartmanı.

Karşı çıkanlar olsa da, %50’den fazla ev sahibi onaylayınca, binalar, kentsel dönüşüm için belediyeden gerekli belgelerin alınmasının, her ev sahibinin kentsel dönüşümü sebep göstererek su, elektrik, doğal gaz aboneliklerini iptal ettirmesinin ardından noter huzurunda uzun süredir bu binaların peşinde koşan yüklenici firmaya teslim edilir.

Yüklenici firma bina sakinleriyle bir toplantı yapar, belediyeden alınan izni ve evlerin planlarını göstererek 1 Ağustos itibariyle binaları yıkacağını, bu tarihten itibaren en geç 18 ay içinde hak sahiplerine evlerinin kendi katında, kendi cephesinde teslim edileceğini, bu süre içinde her ev sahibinin devletten ve firmadan kira yardımı alacağını bildirir.

Çoğu zar zor ev sahibi olmuş kendi evinde oturan aileler ve sayıları az da olsa kiracılar yüklenici firmanın baskısıyla, alelacele, 1 Ağustos’tan önce fahiş fiyatlarla kiraya çıkarlar.

Bu aileler arasında kira ödeyemeyecek durumda olanlar, emekli maaşı alanlar, yaşlılık maaşıyla geçinmeye çalışanlar, dul maaşı alanlar, babasından, kocasından kalan maaş ile geçinmeye çalışanlar çoğunluktadır ve açıkça ortada kalırlar.

İlk etapta; ev sahipleri başvurduğunda gerekli belgeleri vererek ev sahiplerine ve yüklenici firmaya kentsel dönüşüm için resmi izin vermiş olan belediye evler boşaltıldıktan, insanlar mağdur ve darmadağın olduktan birkaç hafta sonra yeni bir karar aldığını bildirerek binaların yıkılarak yeni ev yapılması iznini iptal eder.

Bu durum karşısında yüklenici firma ve bu işe önayak olan kişiler sanki olayda hiçbir dâhilleri yokmuş gibi “yapacağımız hiçbir şey olmadığı gibi firmanın bu olayda hiçbir suçu yok gidin belediyede hakkınızı arayın, biz sorumlu değiliz” derler.

Belediyedeki yetkili arkadaşlar da “yeni aldığımız karara göre sizin binalarınızın tek başına yapılması söz konusu değil, bu şekilde yapılamaz” diyerek mağdur olan vatandaşları geri yollar.

Burada belediye yetkilileri daha güzel, daha yaşanır, saha sıhhatli bir ortam oluşturmaya çalışıyor olabilirler ama birkaç gün önce izin vererek boşaltılmasına sebep oldukları binalar boşaltılmadan, insanlar mağdur ve perişan olmadan önce neredeydiler?

Şu an kirasını ödeyemeyen, mecburiyetten ev ev üstüne taşınan, çoğu yardıma muhtaç hale gelen ve üç beş kuruş kira yardımını bile alamayan insanların hakkını kim koruyacak, bu hakkı kim arayacak, kim soracak ve bu insanların mağduriyetini kim giderecek?

Şu an vatandaş mağdur hem de çok mağdur çünkü firma belediyeyi suçladığı ve vatandaşı belediyeye yönlendirdiği için sorumluluğu üstünden atmış, umurunda değil. Belediye son anda yeni karar alındı diyerek vatandaşın mağduriyetini önemsemiyor. Vatandaş da sürünüyor, kime gideceğini, hakkını nerede arayacağını bilemiyor.

Her konuşmalarında haktan, hukuktan, adaletten, Allah korkusundan, ahiretten, ibadetten bahsedenler! Bu kadar kolay mıdır sizin hatalarınız yüzünden insanların mağdur olması, perişan olması ve yardıma muhtaç hale gelmesi?

Bu olaya bizzat şahit olduğum için soruyorum. Bu işe sebep olanların, vatandaşın hakkını korumayanların, mağdur olan vatandaşın yaşadığı zorlukları, çektiği sıkıntıları, gözyaşlarını umursamayanların, çoluk çocuğuyla neredeyse ortada kalan kadınların, hastaların, hasta yaşlıların bu haksızlığı, bu mağduriyeti ve hatta bu rezilliği yaşamasına izin verenlerin, gerekli tedbirleri almayanların vicdanı rahat mıdır?

Belediye yetkilisi olsun, firma yetkilisi olsun bu kişilerin kanun önünde sorumlulukları yok mudur?

Şimdi ne olacak? Bu insanlar oradan oraya sürülecek ve yıllarca sürünecek mi?

Bu kadar kolay mıdır dün dündür, bugün bugündür, dün öyleydi bugün böyle gidin başınızın çaresine bakın demek?

Bu mudur vatandaşın hakkını korumak, kollamak, haksızlığa sebep olmamak?

Bu mudur adalet, bu mudur adil yönetim?

Fırat nerede? Ömer kim? Kurt kim? Kuzu kim?

Ve Adl-i İlâhî kimden soracak kuzuların hakkını?

Ki bu bizim gördüğümüz, bildiğimiz, şahit olduğumuz.

Ya diğerleri?

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Kimin Önünde Eğildin... Gazilerimize... Önlük... 30 Ağustos; İşgalden Bağımsızlığa, Kulluktan Yurttaşlığa... Müminler Kardeş Mi, Taassup Sahibi Mi? Bir Bölüm Değil Bir Ömür Seçiyorsunuz... Kerbelâ: Tarihin Vicdanına Yazılmış Bir Ahlâk, Adalet ve İnsanlık İmtihanı… Baba Olmak... Hicretin Üzerine Örülen Örümcek Ağları Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı Ne Mutlu Türküm Diyene! Okullarda Güvenlik Sorunu Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? En Büyük Esaret; "İrade Devri" Dil Eğilince... Takvimler... Gençliğim Eyvah! Koşulsuz İtaat Şirktir Soğuk, Çok Soğuk... Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem Suizan! Başkalarını Suçlamak İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) Kurban... 19 Mayıs... Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer Aynı Gemide Olmak veya Olmamak Manevi Gidişatımız Oruç... Yıl 2025, Yaş 61... Temizlik İmandan Mıdır? Dışımız Temiz, Ya İçimiz? Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… Öğretmen... Neden Bu Kadar Öfkelisin? Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... Bir Gariban Ramazan! Regaip Gecesi mi? SEN! Dizilerdeki İslam Kışa İman Etmek Allah Derken? Yüzüncü Yıl Duygularım Geldik, Gidiyoruz... Cmi, İçki ve Gençlerimiz Olut ki bir gün Başkasının Penceresi… Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?