Öğretmen...

Prof. Dr. A. Berhan Yılmaz

29-11-2024 04:00

Yaşadıkları sorunları,  ekonomik sıkıntıları, toplumun aydınlanmasından rahatsız olanları, bilgiyi, emeği küçümseyenleri, öğretmenleri ve öğretmenliği değersizleştirme çabalarını, öğretmenlerin ekonomik, yasal, siyasal, mesleki, sosyal statülerinin yetersizliğini bilen,

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” anlayışının “bana bir harf öğreteni kırk yıl köle ederim” anlayışına dönüştüğünü gören eğitimci anne ve babanın evladı olarak ülkemizin aydınlanmasında, ilerlemesinde en önemli pay ve sorumluluk sahibi olan öğretmenler için düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Her zaman, her yerde, her şartta nitelikli, çalışkan, sorumlu, duyarlı, mesleğini aşkla yapan, vatan, millet, bayrak sevdalısı öğretmenlere ve öğretmen yetiştirmek için ihtisas sahibi, nitelikli eğitim üniversitelerine ihtiyacımız olduğu gerçeğiyle;

Öğretmen; öğrencilerine özgür düşünmeyi, aklını kullanmayı, sorgulamayı, eleştirmeyi, hakkını aramayı, itiraz edebilmeyi öğretmelidir ve öğretmen, öğrencilerinden, kendisine karşı oturuşu, kalkışı, duruşu, konuşması, bakışı, gülüşü, ses tonu, kılık-kıyafetiyle aşırı disiplin ve saygı ötesi bir beklenti içine girmemeli, böyle bir beklentiyi öğrencilerine dayatmamalıdır.

Öğretmen; eğitim ve öğretim faaliyetlerinde olduğu gibi hayatın sorunlarına, sıkıntılarına karşı da tecrübeye, bilgiye, belgeye, empatiye ve hatta bir adım ötesine geçerek diğerkâmlığa dayalı çözümler sunmalı, ahlâk, hak, adalet kavramlarını öğrencilerinin beynine nakşetmelidir.

Öğretmen; başta kendisinin değişimine, gelişimine engel olan sınırlarını, tabularını, varsa bağnazlıklarını yıkarak öğrencileri için değişimin, gelişimin öncüsü olmalı, öğrencilerini her türlü bağnazlıktan uzak olarak yetiştirmelidir.

Öğretmen; öğrencilerine özgür düşünme bilinci vermeli, tercihlerini özgürce yapmasına öncülük etmelidir. Bu şekilde rehberlik ettiği gençlerin, çocukların, hayatları boyunca, tercihlerini, yaşam tarzlarını, ne düşüneceklerini, nasıl yaşayacaklarını başkalarının bağnazlıklarına, idarecilerinin, yöneticilerinin keyfi tutumlarına bırakmalarına engel olmalıdır.

Özetle; bireylerin kişiliklerinin sağlıklı gelişmesinde anne-babadan sonra gelen ama belki de onlardan daha önemli yeri olan kişi eğitici, öğretici,  örnek olarak öğretmendir.

Bu sebeple öğretmen saygınlığını koruyarak; öğrencilerine güven veren, hoşgörülü, sabırlı, her fikre ve düşünceye açık, sevgi dolu, anlayışlı, espri yapma ve espriden anlama kabiliyeti gelişmiş, öğrencilerine inanan, güvenen, öğrencilerinin başarısı için onlara cesaret veren, destekleyen bir rehber, bir lider olma özelliklerini taşımalıdır.

Öğretmenlerden bahsedince kendisini eğitici, öğretici, kolaylaştırıcı bir öğretmen olarak niteleyen, “İlim talep etmek her Müslüman’a farzdır” diyen, “hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?” ayeti doğrultusunda eğitim ve öğretimin dönüştüren, değiştiren, geliştiren, geleceğe hazırlayan özelliğine atıfta bulunarak, bütün Müslümanları ilme teşvik eden, insanlığın önderi, rehberi, lideri Peygamber Efendimizden bahsetmemek olmaz.

Peygamber Efendimiz mescitte, birinde Kur’an okunan, ibadet yapılan, diğerinde ise ilim öğrenilen ve öğretilen iki toplulukla karşılaştığında “her ikisi de hayır üzeredir ama ben muallim olarak gönderildim” diyerek ilim tahsil edilen grupla birlikte olmayı tercih etmiştir.

Türk Milletine millet olma şuurunu, dinimizin emri olan eğitim ve öğretimin önemini ve gereğini hatırlatan ve "Unutmayınız ki; cumhurbaşkanı sınıfta öğretmenden sonra gelir" diyen Türk Milletinin lideri, başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmene bakışı;

“Benim anlatılacak yanım öğretmenliğimdir.”, “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır”, “Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

“Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan ordusudur.”

Ben de dürüst, erdemli, ahlâklı, adaletli, hak ve hukuka dayalı bir hayat adına öğrencilerini ve çevresini aydınlatan, aydınlık bir gelecek için gayret gösteren tüm öğretmenlere saygılarımı, sevgilerimi, selamlarımı sunuyor, başarılar diliyorum.

DİĞER YAZILARI Şahsiyetini Kaybetmenin Dramı 01-01-1970 03:00 Ne Mutlu Türküm Diyene! 01-01-1970 03:00 Okullarda Güvenlik Sorunu 01-01-1970 03:00 Anlatacak Hikayesi Kalmayanlar... 01-01-1970 03:00 Manevi Köprüde Sosyal Uçuruma 01-01-1970 03:00 Titreyen Kalpler mi, Hoparlörler mi? 01-01-1970 03:00 En Büyük Esaret; "İrade Devri" 01-01-1970 03:00 Dil Eğilince... 01-01-1970 03:00 Takvimler... 01-01-1970 03:00 Gençliğim Eyvah! 01-01-1970 03:00 Koşulsuz İtaat Şirktir 01-01-1970 03:00 Soğuk, Çok Soğuk... 01-01-1970 03:00 Atatürk Üniversitesinde Yeni Vizyon Yeni Dönem 01-01-1970 03:00 Suizan! 01-01-1970 03:00 Başkalarını Suçlamak 01-01-1970 03:00 İlkesiz ve İnançsız Cahiliye Toplumu 01-01-1970 03:00 Kamu Hakkı (Bir Cuma Hutbesi) 01-01-1970 03:00 Kurban... 01-01-1970 03:00 19 Mayıs... 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Ömrü "Beklemekle" Geçer 01-01-1970 03:00 Aynı Gemide Olmak veya Olmamak 01-01-1970 03:00 Manevi Gidişatımız 01-01-1970 03:00 Oruç... 01-01-1970 03:00 Yıl 2025, Yaş 61... 01-01-1970 03:00 Temizlik İmandan Mıdır? 01-01-1970 03:00 Dışımız Temiz, Ya İçimiz? 01-01-1970 03:00 Kur’an’a Ve Allah’a Muhatap Olmak… 01-01-1970 03:00 Neden Bu Kadar Öfkelisin? 01-01-1970 03:00 Kentsel Dönüşüm Mağduriyeti 01-01-1970 03:00 Din Asli Yapısından Uzaklaşırsa… 01-01-1970 03:00 Her Geceyi Kadir Gecesi, Her Geleni Hızır Bilmek... 01-01-1970 03:00 Bir Gariban Ramazan! 01-01-1970 03:00 Regaip Gecesi mi? 01-01-1970 03:00 SEN! 01-01-1970 03:00 Dizilerdeki İslam 01-01-1970 03:00 Kışa İman Etmek 01-01-1970 03:00 Allah Derken? 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl Duygularım 01-01-1970 03:00 Geldik, Gidiyoruz... 01-01-1970 03:00 Cmi, İçki ve Gençlerimiz 01-01-1970 03:00 Olut ki bir gün 01-01-1970 03:00 Başkasının Penceresi… 01-01-1970 03:00 Var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi? 01-01-1970 03:00